Dava adamına mektup

Dini Yazılar No Comments »

Değerli Zübeyr abimizin çok seneler evvel bizlere yazdığı mektup. İçim bir güzel oldu o günden böyle bir mektubu bize yazmasıyla. Neşelendim ve biraz duygulandım. Öyle de bu mektubun özüne indim ve daha bir kendime geldim.

Dava adamına mektup

Aziz ve muhterem kardeşim,

İslamın her derdine razı olduğunu söylüyorsun.Bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun. O halde dinle:
Vazifen; dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır batacak, elin çıplaktır kanayacak…

Buna sevineceksin.

Firavun kucağında büyüyen çocuk Musaları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler, konuştuğun için zindana atacaklar…

Sevineceksin…

Devamını okumak için tıklayınız »

Hristiyanlarda ve Müslümanlarda iman birliği

Dini Yazılar No Comments »

Hz.İsa (a.s.)’ın kader ile ilgili bir kıssasını anlatmıştı geçenlerde değerli bir abim. Merak ettim bir internette bakayım dedim. Hristiyan forumlarına gözüm ilişti ve aklıma bir başka kardeşimin sözleri geldi. Bir gün sormuştum o kardeşime “neden bu profesörler Risale-i Nur okuyor Hristiyan olmasına rağmen ?” diye. Dedi ki “Çünkü Risale-i Nur iman’a hizmet ediyor ve bu profesörlerde Müslüman veya Hristiyan olarak iman’ını tazeliyorlar.”

Şaşırmıştım açıkçası. İçerisinde Kuran’dan çokça ayetler olan ve aslen Kuran’ın tefsirleri olan bu külliyat’ı “iman” için papazlar dahi okuyordu.

Bunun aklımdan bir an geçmesinden sonra bahsini ettiğim Hristiyan forumuna girdim. Bir yazıyı hayretle okuyup imani bir feyz aldım. Bir hayretle düşünüp o yazıyı islami bir üsluba çevirdim ve iki müthiş kelam kazıdım kalbimle aklıma.

İşte o yazıdan ayıkladığım ve kendime göre değiştirdiğim iki müthiş kelam;

Devamını okumak için tıklayınız »

Hz.Muhammed s.a.v Allah c.c.’u nasıl gördü ?

Dini Yazılar No Comments »

İmam-ı Rabbanî hazretleri’nin bu konuda yazdıkları dikkatimi çekti ve yazmak istedim. İmam-ı Rabbanî’nin sözlerini okudukça daha bir merak sardım ilmine. Hadi hayırlısı.

İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdu ki:

“O Server, Mirac gecesinde Rabbini dünyada değil, ahirette gördü. Çünkü o Server, o gece, zaman ve mekan çevresinden dışarı çıktı. Ezelî ve ebedî bir an buldu. Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü. Cennete gideceklerin, binlerce yıl sonra, cennete gidişlerini ve cennette oluşlarını, o gece gördü. İşte o makamdaki görmek, dünyada görmek değildir. Ahiret görmesi ile görmektir. Bu görmeyi dünyada gördü demek de mecaz olarak söylenmiştir. Dünyadan gidip gördüğü ve yine dünyaya geldiği için dünyada gördü denilmiştir.” (Mektubat, 283)

İslamda Allah (Pan-enteizm ve İslam)

Dini Yazılar No Comments »

Pan-enteist islam görüşü islamın ilk asırlarında mevcuttur. Şu anda toplumumuzda izlerine rastlamak pek mümkün değil. Alevilerin bir Vahdet-i Vücud düşüncesi var buna benzer fakat onlarda islamın emirlerinin bir çoğunu farklı şekillerde yorumlamayı ve uygulamayı tercih ediyorlar. Bu noktada hata yaptıklarını kabul etmek lazım.

Mantık ve felsefe islam ülkelerine girdiğinde yaşanan kavram kargaşasıyla müslümanlar islamı savunma amacıyla teizm’e yöneldi. Bilakis pan-enteist islam görüşünü açıklamak pek zordur. Bu kavram kargaşası şu anda da sürmektedir. Ancak Anadolu ve Kafkas bölgelerinde bu etkinin bir zaman pek görülmemesi nedeniyle Mevlanalar ve Yunuslar yetişmiştir. Pakistanda da İkballer…

Birçoğunuz Mevlananın kitaplarından bir iki satır bile okumamışsınızdır büyük ihtimalle. Gerçi okuyanda bu teist anlayıştan dolayı ne denmek istediğini pek kavramıyor o ayrı tabi. Mevlananın rubaisinin ilk satırlarında daha şu sözler bulunuyor;
Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… herkes ağlayıp inledi. Ayrılıktan parça parça olmuş, kalb isterim ki, iştiyak derdini açayım. Aslında uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.”

Mevlana daha ilk satırlarda Allah ve insan arasındaki bağı ney ve kamışlık arasında kurmuştur. Hele Yunus Emre’nin şu mısralarını bir çoğumuz biliriz ama hiç özünü kavrayamamışıktır ;

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver onları
Bana seni gerek seni

Burdada Yunus Emre Mesnevideki “Ney” misali bir feyad içinde…

Devamını okumak için tıklayınız »