Mar 21
Hz.İsa (a.s.)’ın kader ile ilgili bir kıssasını anlatmıştı geçenlerde değerli bir abim. Merak ettim bir internette bakayım dedim. Hristiyan forumlarına gözüm ilişti ve aklıma bir başka kardeşimin sözleri geldi. Bir gün sormuştum o kardeşime “neden bu profesörler Risale-i Nur okuyor Hristiyan olmasına rağmen ?” diye. Dedi ki “Çünkü Risale-i Nur iman’a hizmet ediyor ve bu profesörlerde Müslüman veya Hristiyan olarak iman’ını tazeliyorlar.”
Şaşırmıştım açıkçası. İçerisinde Kuran’dan çokça ayetler olan ve aslen Kuran’ın tefsirleri olan bu külliyat’ı “iman” için papazlar dahi okuyordu.
Bunun aklımdan bir an geçmesinden sonra bahsini ettiğim Hristiyan forumuna girdim. Bir yazıyı hayretle okuyup imani bir feyz aldım. Bir hayretle düşünüp o yazıyı islami bir üsluba çevirdim ve iki müthiş kelam kazıdım kalbimle aklıma.
İşte o yazıdan ayıkladığım ve kendime göre değiştirdiğim iki müthiş kelam;
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 16
Sen sanat’a aşıksın ben sanatçıya
Sanat’ı severim elbet hürmetim sanatçıya
Beni ‘kün’ emriyle yoktan tasarlayana
El-Mubdiu ismine aşığım yana yana !
Adem aleyhisselam muhtaçtır Havva’ya
Muhtaç olduğu gibi her beşerin havaya
Yalvarma kul, kula! Sarıl sende dua’ya
El-Muciybu ismine aşığım yana yana !
Ferhat varsın Şirin’e, Mecnun varsın Leyla’ya
Ben varayım yârim’le Allah’ın rızasına
Bir ömür koşa koşa gidilir bu güzel yolda
Yâ Rahman ismini düşünüp ağlaya ağlaya
Yâ Rahim ismine aşığız yana yana
Mustafa Uğur AKÇIL
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 10
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdu ki:”O Server, Mirac gecesinde Rabbini dünyada değil, ahirette gördü. Çünkü o Server, o gece, zaman ve mekan çevresinden dışarı çıktı. Ezelî ve ebedî bir an buldu. Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü. Cennete gideceklerin, binlerce yıl sonra, cennete gidişlerini ve cennette oluşlarını, o gece gördü. İşte o makamdaki görmek, dünyada görmek değildir. Ahiret görmesi ile görmektir. Bu görmeyi dünyada gördü demek de mecaz olarak söylenmiştir. Dünyadan gidip gördüğü ve yine dünyaya geldiği için dünyada gördü denilmiştir.” (Mektubat, 283)
Mar 05
Olduğun gibi ol böyle çok güzelsin
Bak ışık çok yakın sen ise gam kedersin
Bu hayat geçer gider ne sanar ne edersin
Kaybolan günlerine yenisini eklersin
Ah be dostum ah yalan bu dünya olur duman
Bir kaç garip hatıra ve bir defter elde kalan
Aslında hayat bir an belki bir kaç dakika
Söyle gülüm ne kalır o güzelim yarına
Mustafa Uğur AKÇIL
Mar 05
Rüzgar soğukmu eserdi
Yada banamı öyle gelirdi
Aslında belkide hangisine inandığım önemliydi
Belki bulmam gereken derman değildi
Derdimin ne olduğunu öğrenmem yeterliydi
İşte buydu!Soğuğun nedeni buydu
Velakin bizi saran her seferinde umutsuzluktu
Yoldu,
Göründü, fakat giden olmadı
Gitmek için bir yiğit, bir cesaret yoktu
Sondu,
Savaşta fakat ölen olmadı
Ölmek için bir inanç, bir irade yoktu
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 05
İki dava,
İkiside bir,
Halkların kardeşliği, Hz.Ademden gelir !
Allah bir,
Bâkîdir,
Hem onlasın hem değil
Kimse farkında değil
Uyan İslam, uyan sosyalizm,
Dayanamıyorum nefessizim…
Aşkınız ne güzel devrim,
Herkes eşit, herkes kul,
Haydi uyan sırrı bul !
Mustafa Uğur AKÇIL
Mar 05
belki yokuz !
say içinden ondokuz
sayıyoruz hepimiz düşünüyoruz
varız elbette bak biz yaşıyoruz
aradığımızı bulduk, yine arıyoruz
say içinden ondokuz, kaybediyoruz
düşünüyoruz, düşünüyoruz, düşünüyoruz
aklımızı yitirdikçe yitiriyoruz
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 05
Gelen gider
Ya derbeder
Ya şehit er
Ya bir berber
Ya boş gezer
Liste uzun
Beyler susun !
Kalan yoktur
Kafir çoktur
Sonu boktur
Medet ister
Sınav bu ya
Çalışsana
Hayat rüyâ
Uyansana
Mahçup olma !
Yaradana
Cennetine
Koymasada !
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 04
Ruh ruh’a kavuşuyor elbet kalp kalbe kavuşur mu meçhul. Allah isterse elbet şer hayır oluveriyor. Kalp dayanamayınca nefsin pervasız oyunlarına, yüz utanıyor Allah’ın huzurunda ve adem dualardan çekiniyor. Elem sarıyor adem’i her zerresine nüfuz ederek. Kaçtıkça kaçası geliyor kendinden fakat biçaredir. Nereye gitse onu biliyor ve yok ondan başka kuvvet. Elemde yuvarlanırken adem toparlanıpta Allah’a şöyle diyor;
Yine sendelesemde gidecek başka kapım yok!
Sana olan korkumdan bu kalbimde elem çok
Adem istiyor zenginliği fakire yardım için. Fakat içinden nefsi diyor hem olur kendin için. Adem elem’e düşüyor böyle düşünükçe. Çünkü adem istiyor zenginliği sadece fakire yardım için…
Adem bir kız sevdi Allah rızası için. Güzelliği ahlağıydı o kızın adem için. Sevdikçe sevdi adem dua etti Allah’a;
Ya Rabbim gireyim cennetine onunla
Rızan için sevdim onu hayreyle bana
Devamını okumak için tıklayınız »
Mar 01
Pan-enteist islam görüşü islamın ilk asırlarında mevcuttur. Şu anda toplumumuzda izlerine rastlamak pek mümkün değil. Alevilerin bir Vahdet-i Vücud düşüncesi var buna benzer fakat onlarda islamın emirlerinin bir çoğunu farklı şekillerde yorumlamayı ve uygulamayı tercih ediyorlar. Bu noktada hata yaptıklarını kabul etmek lazım.
Mantık ve felsefe islam ülkelerine girdiğinde yaşanan kavram kargaşasıyla müslümanlar islamı savunma amacıyla teizm’e yöneldi. Bilakis pan-enteist islam görüşünü açıklamak pek zordur. Bu kavram kargaşası şu anda da sürmektedir. Ancak Anadolu ve Kafkas bölgelerinde bu etkinin bir zaman pek görülmemesi nedeniyle Mevlanalar ve Yunuslar yetişmiştir. Pakistanda da İkballer…
Birçoğunuz Mevlananın kitaplarından bir iki satır bile okumamışsınızdır büyük ihtimalle. Gerçi okuyanda bu teist anlayıştan dolayı ne denmek istediğini pek kavramıyor o ayrı tabi. Mevlananın rubaisinin ilk satırlarında daha şu sözler bulunuyor;
“Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… herkes ağlayıp inledi. Ayrılıktan parça parça olmuş, kalb isterim ki, iştiyak derdini açayım. Aslında uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.”
Mevlana daha ilk satırlarda Allah ve insan arasındaki bağı ney ve kamışlık arasında kurmuştur. Hele Yunus Emre’nin şu mısralarını bir çoğumuz biliriz ama hiç özünü kavrayamamışıktır ;
“Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver onları
Bana seni gerek seni”
Burdada Yunus Emre Mesnevideki “Ney” misali bir feyad içinde…
Devamını okumak için tıklayınız »
Son yorumlar