Kendini Atatürkçü diye tabir eden 4 kesim insan gördüm. Birincisi gerçek Atatürkçülerdi ki onlardan bulmak bu devirde çok zor. İkincisi Atatürk cahilleridir ki büyük kısım bundan ibaret. Üçüncüsü Atatürk’ü kullananlardır ki bundan ise hem sağda hem solda çokça vardır. Dördüncüsü ve sonuncusu ise inançsızlardır ki Türban tartışmalarında Atatürkçülere yön veren genelde bu kesimdir.
“Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayat hemde fazilete uygundur. ”
-M.Kemal ATATÜRK-
(Atatürkün söylev ve demeçleri, C.2., 81 baskısında sf:149-150)
Atatürk’ün tesettür ile ilgili görüşleri nettir. Zaten her kesimin özgürlüğünü savunan ve esas meselenin ilim ve irfanda olduğunu söyleyen bir liderdi Atatürk.
Oysa bugün kendisinin Atatürkçü olduğunu iddia eden çoğunluk mazeretler sunarak bu ülkenin evlatlarını okuma hakkından mahrum etmek için elinden geleni yapmaktadır. En garip tarafı ise bu mazeretlerin birbiriyle büyük bir çelişki içinde olması.
Mesela mazeretlerden biri “İran olacağız” diğer “ABD’nin ılımlı islam projesi”. İran bu denli ABD’ye dikleniyorken ABD bir İran daha neden istesin ? Ya da sadece İran olacağımızı ele alalım. Bu millet tarihi boyunca tutucu veya dinsiz olsun hiç baskıya boyun eğdi mi ? İran’ın yaptığı Osmanlı Türk kültürüylede diğer şeriat yöntemleriylede tamamen zıt düşmektedir. Hz. Muhammed aleyhi ve sellem’in bulunduğu yerlerde Yahudiler ve Hristiyanlarda bulunuyordu ve haklarından mahrum edilmiyorlardı. Müslümanların imzaladığı ilk anayasanın içeriğinide buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.
İslamda Hz. Muhammed aleyhi ve sellem zamanında toplumsal sapkınlıklar dışında inanmayanlara veya farklı inançlara sahip olanlara ne zaman peygamberimizin kabul ettiği baskı yapılmıştır bir tane gösterebilir misiniz ?
İnanmayan bir insana neden başörtüsü taktırılır ? Bunu yapmaya, zorlamaya çalışan zaten islamdan bihaberdir.
Temim Oğulları kabilesinden bir takım kadınlar Hz Aişe’yi ziyarete gelmişlerdi. Üstlerinde ince giysiler vardı. Hz Aişe onlara şöyle demiştir : “Eğer sizler müminler iseniz, bunlar inanmış hanımların giysileri değildir. Eğer mümin değilseniz o zaman durum değişir.”
Yine birgün onun huzuruna, ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Bunun üzerine O şöyle dedi: “Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez.”
(El Kurtubî, El Cami`, XIV, 157.)
Hadisler bu kadar açıkça gösteriyor ki inançsızların başörtüsü gibi bir zorunluluğu doğal olarak yoktur ve baskıda yapılmamıştır. İnananlarada bu konuda baskı kurulmamış fakat inanıyorsa bunu yapmamasının doğru olmadığı belirtilmiştir yine doğal olarak. İran’ın yaptığı zaten gerçek şeriat bile değildir. Bu ülke hiç bir zaman Allahın izniyle İran olmayacaktır.
Birde ABD’nin ılımlı islam projesi savını ortaya atarlar. Sanki İslam ılımsız ! Geldi George BUSH hadis ve ayetlerimizi mi değiştirdi ? Müslüman bir birey sabretmesini bildiği kadar zulme baş kaldırmayıda iyi bilir. Müslüman, aklını içki kadehlerinde kaybedenlerin tam zıttında oldukça uyanıktır.
Başörtüsü 1500 senedir müslümanlarda vardır. Bunun bir kültür olarak bir topluluktan alındığını iddia eden cahiller ne büyük bir gaflet içindedirler.
İslamda başörtüsü kadını hor görmekten değil onu kötü gözlerden korumak içindir. Kasaplık et gibi birileri vücutlarını sergilerken onlar vücut hatlarını gizlerler. Saklı bir elmas gibidirler ve başörtüleri onlara bir fazilet katar. “Yaa ben başörtülüyü şöylede gördüm böylede gördüm” demek ciddi olarak inanan bir insandan çıkacak laf değildir. Her kesimde cehaletten gelen hatalar vardır. İnanan bunları düzeltmek ve Allaha layık bir kul olmak için çabalayandır. İnanmayan ise başörtüsü takmış ne olur takmamış ne olur ?
İnançsızlık laiklik adı altına saklanınca inanılmaz tehlikeli oluyor. Müslümanların haklarını çiğnemek için kullanılan bir araç halini alıyor.
Babamla ve ailemdeki bazı bireylerle de tartışmıştım bu olayları. Babam Kuran’da böyle birşey geçmediğine dair tekrar tekrar söylüyordu. Ayet’i getirdim okudum. Sizce ne dedi ? “Yaaw bu bilmem kaç bin senelik kitap buna mı bakıyorsunuz ?”
Oysa az önce o da bunu referans alarak konuşuyordu.
Aynı şekilde akrabalarımla da tartışmıştım. Onlara okuyamayan bir çok tesettürlü genç kız tanıdığımı ve okusaydılar hem ailelerine hemde bu topluma çok fazla yararlı olacaklarını belirttim. Eğitim haklarının mahrum edilmesinin çok mantık dışı olduğunu söyledim. Önce papağan gibi “Laikiz biz. Okuyamazlar” dediler. Birçok cevap verdim fakat sonra Ateist olduklarını açıkça belirttiler. Bende artık duvara anlatmaya karar verdim doğal olarak.
Ben baskıcılıktan uzak tüm insanlığın bir arada yaşadığı bilim, mantık ve hoşgörünün gelişmiş olduğu bir dünya hayal eden gariban uzaylı olarak yazımı burada bitiriyorum…
Mustafa Uğur AKÇIL
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
Son yorumlar